KAVALA - 1 "KAVALA'LI MEHMET ALİ PAŞA'DAN II.MAHMUT'A"

“Mehmet Ali’nin Mısır’da başlattığı rejim Nizam-ı Cedit’in bir devamıdır. III. Selim gibi zayıf bir hükümdar olmadığından Mehmet Ali başarılı oldu. Nizam-ı Cedit’ten kalan birçok öğretmenleri, kitap çevirilerini topladı. Memluk beylerini amansız şekilde temizledi. Türk, Müslüman ve Hıristiyan Arap ve Avrupalı öğrenciler, öğretmenler yetiştirdi ve uzmanlar getirtti. Öğrencilerini İtalya, Fransa ve İngiltere'ye gönderdi. 1808’den 1842’ye kadar, askerlik, eğitim, sağlık, basın alanlarında kurduğu kurumların çoğu İstanbul’da 1840’lara kadar kurulamamıştır.”
Kaynak: Niyazi Berkes. Türkiye’de Çağdaşlaşma. (Yayına Hazırlayan Ahmet Kuyaş). İstanbul; Yapı Kredi Yayınları, 2014:209

Bugünlerde eşimle birlikte Yunanistan'ın Kavala kentindeyiz. Türkiye boyutunda bakıldığında orta boy ilçe düzeyinde (50-100 bin nüfus aralığında) bir kent Kavala...
Gerçekten çok hoş bir şehir, tatil için uygun. Kent içinde ya da yakınındaki plajları konumları nedeniyle havuz biçiminde sıcak bir deniz keyfi sunuyor. Çanakkale'nin birçok plajındaki soğukluğu düşününce buradaki deniz oldukça keyifli. 
Bunun yanında tarihi kentin bir dokusu var. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar Osmanlı beldesi olan Kavala'da tarihe meraklılar için oldukça fazla alternatif bulunmakta. Şimdilik sadece Kavala'lı Mehmet Ali Paşa'nın konağı ile tarihi su kemerleri çevresini ziyaret ettik. Bu yüzden yazıda ziyaretle ilgili resimler görebilirsiniz. Şehri gezdikçe görmeye değer diğer yerlerden de izlenimlerimi paylaşacağım.
Kavala ile ilgili vurgulamak istediğim bir diğer nokta yaptığımız harcamalarla ilgili Geçen yıl Midilli ziyaretinde de dikkatimi çeken durumla burada da karşılaştık. Bütün ülke böyleyse Yunanistan sınırları içinde harcama yaparken çok gerilmiyorsunuz. İlginç olan ise benzin parasının bizim ülkemizden iki kat fazla olmasına rağmen, yemek ve diğer tüm harcamalarda neredeyse yarı yarıya daha az ödüyor olmanız. Bir de benzer yerlerde standart bir fiyat düzeyi var, sürprizle karşılaşmıyorsunuz. Dün akşam oldukça keyifli, sokağa taşmış, canlı müzik yapan bir tavernada yedik, içtik ve eğlendik. Üstelik, Çanakkale'de ödeyeceğimizin yarısından daha az bir hesap ödedik. Bu durum üzerine herkes biraz düşünmeli bence...
Burada bahsedeceğim bir diğer nokta da bugün ziyaret ettiğimiz Kavala'lı Mehmet Ali Paşa;
Mehmet Ali Paşa, enteresan bir şahsiyet. Bir Osmanlı Paşa'sı ve önemli hizmetleri olmuş bir devlet adamı. Öte yandan İmparatorluğun zaaflarından yararlanarak Mısır'da kendi sultanlığını kurmuş bir paşa. 
Ordu'nun, devlet kurumlarının, eğitim ve sağlık sisteminin çağdaşlaşmasında Osmanlı'nın da önünde olmuş bir hidiv. Karşılığını da 1839 yılında Nizip ovasında II.Mahmut'un ordusuna karşı aldı. Büyük bir yıkım yaşayan II.Mahmut savaşın sonuçlarını göremeden ölünce yerine geçen Sultan Abdülmecid, Mehmet Ali Paşa'nın yönetimini tanımak zorunda kaldı. Osmanlı Devleti krizi Avrupalı devletlerin himayesine girerek atlatabildi ya da atlatamadı.
Kavala'da Mehmet Ali Paşa'nın evi ve mahallesi, aradan geçen yıllara rağmen o günlerin kasvetini sokaklarında taşımaya devam ettiği hissini uyandırıyor insanda. Yolu düşenler mutlaka buraya uğramalı ve günümüz Türkiye'sini 1839-1840 yıllarının yıkık dökük anıları arasından görmeye çalışmalı...





























Mısırlı Mehmet Ali Paşa
Mısır'ı 1952 yılına kadar yöneten hanedanın kurucusu ve döneminin önemli bir siyasi figürü olan Mehmet Ali, 1769 yılında Kavala'da doğdu. Tütün ticaretiyle uğraştı ve orduda yükseldi. Fransızların çekilmesinin ardından (1801-1805) Mısır'daki gelişmelerde öncü bir rol üstlenen cesur ve hırslı bir adamdı ve sonunda, 1805 yılında Babıali tarafından kendisine verilen bir unvan olan Mısır valisi (Vali) oldu.
Batı modellerinden ilham alarak orduyu en yüksek standartlarda silahlandırdı ve eğitti. Tarımsal üretimi yeniden organize etti, yeni ürünler getirdi ve sanayi ile ticareti teşvik edecek önlemler aldı. Meslek okulları ve üniversitelerin kurulmasıyla seküler (laik) bir eğitim sistemi yürüttü. Mısır'ın Rumlar, Yahudiler, Ermeniler ve Avrupalı sakinlerinden oluşan canlı topluluklarına karşı hoşgörülü bir politika izledi. Geniş halk kitlelerinin yaşam standartlarını yükseltmeyi ve Mısır'ı uluslararası arenaya taşımayı başardı. Babıali ile yaşanan çatışmaların ardından, 1840 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Mısır'ın babadan oğula geçen bağımsız yöneticisi (Hidiv) olarak tanındı. 1849 yılında İskenderiye'de öldü.



Mehmet Ali'nin Evi
Yaklaşık 1780-1790 yıllarında inşa edilen ve toplam 330 $\text{m}^2$ yüzey alanına sahip olan bina, o dönemde Kavala kasabasındaki en büyük evdi. Yunanistan'da günümüze ulaşan 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en görkemli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Evin en büyük bölümü iki katlıdır ve iki üniteden oluşur: haremlik (aile tarafından kullanılan daha özel alanları, kadınlar bölümünü ve ev içi mekanları kapsar) ve selamlık (ahır ve erkekler bölümü). Ana yaşam alanları birinci katta yer alırken, zemin katta servis alanları bulunuyordu. Ev, hayattaki (iç avlu/sofa) içme suyu ve akar su ile üst kattaki her odada bulunan şömine gibi, dönemin zengin bir konutunun özelliklerini sergilemektedir.

















Elçi Pavlus, İsa Mesih'in kelamını yaymak üzere çıktığı II. Elçisel Seyahati kapsamında Semadirek'ten (Samothraki) yola çıkarak MS 50 yılının ilkbaharında gemiyle antik Neapolis'e (bugünkü Kavala) ulaştı. Pavlus daha önce rüyasında bir Makedon'un kendisinden yardım istediğini görmüştü. Şehirdeki geçişi kısa süreli oldu; bununla birlikte, III. Elçisel Seyahati kapsamında MS 56/57 yıllarında Neapolis'i muhtemelen yeniden ziyaret etti.
MS 1. yüzyılda Neapolis, Makedonya'nın Roma Eyaleti'nin doğu bölümündeki büyük Roma kolonisi olan Filippi'nin limanı konumunda küçük bir şehirdi.























Yorumlar